148

    RevelationCuzPageSurah
    92 6101Nisa(4)

١٤٨

لَايُحِبُّ اللّهُ الْجَهْرَ بِالسُّوءِ مِنَ الْقَوْلِ اِلَّا مَنْ ظُلِمَ وَكَانَ اللّهُ سَميعًا عَليمًا

(148) la yühibbüllahül cehra bis sui minel kavli illa men zulim ve kanellahü semian alima

Allah sevmez kötü sözün açıklamasını zulme uğrayan başka Allah işitendir, bilendir

(148) Allah loveth not that evil should be noised abroad in public speech, except where injustice hath been done for Allah is He Who heareth and knoweth all things.

1. lâ yuhibbu : sevmez
2. allâhu : Allah
3. el cehra : açıkça, açık olarak
4. bi es sûi : kötüyü, fenayı
5. min el kavli : sözden, sözün
6. illâ : hariç, …’den başka
7. men : kim, kişi
8. zulime : zulmedildi, zulum yapıldı, haksızlığa uğratıldı
9. ve kâne : ve oldu, …dır
10. allâhu : Allah
11. semîan : en iyi işiten
12. alîmen : en iyi bilen

لَا يُحِبُّ sevmezاللَّهُ Allahالْجَهْرَ açıklanmasınıبِالسُّوءِ kötüمِنْ الْقَوْلِ sözünإِلَّا ancak müstesnaمَنْ ظُلِمَ zulme uğrayanوَكَانَ şüphesiz olandırاللَّهُAllahسَمِيعًا Semi’عَلِيمًا ve Alim


SEBEB-İ NÜZUL

Mücâhid der ki: Bir adam bir kavme misafir olmuştu, onu misafir etmede kötü davrandılar da onlardan şikâyette bulundu. Bu âyet-i kerime, onun şikâyette bulunmasına ruhsat olmak üzere nazil oldu.

Mukatil der ki: Hz. Peygamber (sa)’in de hazır bulunduğu bir mecliste bir adam Ebu Bekr’in aleyhinde konuştu. Ebu Bekr cevap vermedi. Adam Ebu Bekr aleyhinde konuşmaya devam edince dayanamadı ve cevap verdi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sa) kalkıp meclisten çıkmaya davrandı. Ebu Bekr: Ey Allah’ın Rasûlü, bu adam benim aleyhimde konuşurken oturuyordun, ben cevap verince çıkmaya davrandın!” dedi. Efendimiz: “O, senin aleyhinde konuşurken bir melek senin yerine o adama cevap veriyordu. Ama sen cevap verince melek gitti, yerine şeytan gelip oturdu.” buyurdu ve bu âyet-i kerime nazil oldu. Bu âyet-i kerimenin nüzul sebebi olduğu kaydedilmeksizin hadise Ebu Dâvud tarafından da Saîd ibnu’l-Museyyeb’den mursel olarak tahric edilmiştir.

Advertisements