144

    RevelationCuzPageSurah
    92 5100Nisa(4)

١٤٤

يَااَيُّهَا الَّذينَ امَنُوا لَاتَتَّخِذُوا الْكَافِرينَ اَوْلِيَاءَ مِنْ دُونِ الْمُؤْمِنينَ اَتُريدُونَ اَنْ تَجْعَلُوا لِلّهِ عَلَيْكُمْ سُلْطَانًا مُبينًا

(144) ya eyyühellezine amenu la tettehizül kafirine evliyae min dunil mü’minin e türidune en tec’alu lillahi aleyküm sültanem mübina

ey iman edenler kâfirleri dostlar edinmeyin mü’minleri bırakıp da vermesini diler misiniz? Allah’ın sizin için üzerinize açık bir hüccet

(144) O ye who believe take not for friends Unbelievers rather than Believers: do ye wish to offer Allah an open proof against yourselves?

1. yâ eyyuhâ : ey (seslenme edatı)
2. ellezîne : onlar … olanlar
3. âmenû : îmân ettiler, ölmeden önce ruhunu Allah’a ulaştırmayı dilediler
4. lâ tettehızû : edinmeyin
5. el kâfirîne : kâfirler
6. evliyâe : dostlar
7. min dûni : …’den başka
8. el mu’minîne : mü’minler
9. e : mı
10. turîdûne : istiyorsunuz
11. en tec’alû : kılmanız, edinmeniz, yapmanız
12. li allâhi : Allah için, Allah’a
13. sultânen : hüccet, delil
14. aleykum : size, sizin üzerinize, aleyhinize
15. mubînen : açık, apaçık

يَاأَيُّهَا eyالَّذِينَ آمَنُوا iman edenlerلَا تَتَّخِذُوا edinmeyinالْكَافِرِينَ kâfirleriأَوْلِيَاءَ velilerمِنْ دُونِ başkaالْمُؤْمِنِينَ mü’minlerdenأَتُرِيدُونَ mi istiyorsunuzأَنْ تَجْعَلُوا olsunلِلَّهِ Allah’aعَلَيْكُمْ aleyhinizeسُلْطَانًا bir delilمُبِينًا apaçık


SEBEB-İ NÜZUL

Medine-i Münevvere’de ansardan bazıları ile Kurayza oğulları yahudileri arasında süt emme gibi, yeminle birbirlerine bağlanma gibi sebeplerle oluşmuş ilişkiler ve dostluklar vardı. Hz. Peygamber Medine-i Münevvere’ye gelip de müslüman olunca yahudilerle olan dostluklarının doğru olup olmadığından, ya da bu dostluklarını devam ettirmelerinde bir sakınca olup olmadığında şüphe ettiler de Allah’ın Rasûlü (sa)’ne gelip sordular: “Ey Allah’ın elçisi, kimlerle dost olalım?” Efendimiz (sa): “Muhacirlerle dost olun.” buyurdu da bu âyet-i kerime nazil oldu.

Advertisements