119

    RevelationCuzPageSurah
    92 596Nisa(4)

١١٩

وَلَاُضِلَّنَّهُمْ وَلَاُمَنِّيَنَّهُمْ وَلَامُرَنَّهُمْ فَلَيُبَتِّكُنَّ اذَانَ الْاَنْعَامِ وَلَامُرَنَّهُمْ فَلَيُغَيِّرُنَّ خَلْقَ اللّهِ وَمَنْ يَتَّخِذِ الشَّيْطَانَ وَلِيًّا مِنْ دُونِ اللّهِ فَقَدْ خَسِرَ خُسْرَانًا مُبينًا

(119) ve le üdillennehüm ve le ümenniyennehüm ve le amürrannehüm fe le yübettikünne azanel en’ami ve le amürannehüm fe le yüğayyirunne halkallah ve mey yettehiziş şeytane veliyyem min dunillahi fe kad hasira husranem mübina

muhakkak onları saptıracağım onları boş kuruntularla ümitlendireceğim muhakkak onlara emredeceğim davarlarının kulaklarını yarmalarını muhakkak onlara emredeceğim değiştirecekler Allah’ın yarattığını (dedi) kim edinirse şeytanı dost Allah’ı bırakıp muhakkak ziyana uğramıştır açık bir hüsrana

(119) I will mislead them, and I will create in them false desires I will order them to slit the ears of cattle, and to deface the (fair) nature created by Allah. takes Satan for a friend, Whoever, forsaking Allah, hath of a surety suffered a loss that is manifest.

1. ve le udillenne-hum : ve mutlakla onları dalâlette bırakacağım
2. ve le umenniyenne-hum : ve mutlaka onları emaniyyeye (kuruntuya) düşüreceğim
3. ve le âmurenne-hum : ve mutlaka onlara emredeceğim
4. fe : böylece
5. le yubettikunne : mutlaka kesecekler, yaracaklar
6. âzâne : kulaklar
7. el en’âmi : hayvanlar
8. ve le âmurenne-hum : ve mutlaka onlara emredeceğim
9. fe : böylece, öyle ki
10. le yugayyirunne : mutlaka değiştirecekler
11. halka : yarattı
12. allâhi : Allah
13. ve men : ve kim
14. yettehızi : edinir
15. eş şeytâne : şeytan
16. veliyyen : veli, dost
17. min dûni : … ‘den başka
18. allâhi : Allah
19. fe kad : artık … olmuştur
20. hasire : hüsrana uğradı
21. husrânen : hüsranla
22. mubînen : apaçık, açıkça

وَلَأُضِلَّنَّهُمْ andolsun ki onları saptıracağımوَلَأُمَنِّيَنَّهُمْ ve muhakkak onları kuruntulara düşüreceğimوَلَآمُرَنَّهُمْ elbette onlara emredeceğim deفَلَيُبَتِّكُنَّ kesinlikle yaracaklarآذَانَkulaklarınıالْأَنْعَامِ hayvanlarınوَلَآمُرَنَّهُمْ elbette onlara emredeceğim deفَلَيُغَيِّرُنَّ muhakkak ki değiştireceklerخَلْقَ yarattığınıاللَّهِ Allah’ınوَمَنْher kimيَتَّخِذْ edinirseالشَّيْطَانَ şeytanıوَلِيًّا veliمِنْ دُونِ bırakıp taاللَّهِ Allah’ıفَقَدْ muhakkakخَسِرَ hüsrana düşmüştürخُسْرَانًا bir hüsran ileمُبِينًاapaçık

SEBEB-İ NÜZUL

Enes’den rivayete göre o hadım etmeyi hoş görmez ve “onlara emredeceğim, Allah’ın yaratışını değiştirecekler…” âyet-i kerimesi bunun hakkında nazil olmuştur, dermiş.

Advertisements