91

٩١

اِنَّمَا اُمِرْتُ اَنْ اَعْبُدَ رَبَّ هذِهِ الْبَلْدَةِ الَّذى حَرَّمَهَا وَلَهُ كُلُّ شَىْءٍ وَاُمِرْتُ اَنْ اَكُونَ مِنَ الْمُسْلِمينَ

(91) innema ümirtü en a’büde rabbe hazihil beldetil lezi harrameha ve lehu küllü şey’iv ve ümirtü en ekune minel müslimin
Ancak emrolundum Rabbime ibadet etmekle, bu beldenin burası haram kılınmıştır her şey o’nundur emir olundum müslümanlardan olmakla

(91) For me, I have been commanded to serve the Lord of this City, Him Who has sanctified it and to Whom (belong) all things: and I am commanded to be of those who bow in Islam to Allah’s Will,

1. innemâ : ancak, sadece
2. umirtu : ben emrolundum
3. en a’bude : benim ibadet etmem
4. rabbe : Rab
5. hâzihi : bu
6. el beldeti : belde, ülke
7. ellezî : ki o
8. harreme-hâ : onu hürmete lâyık kıldı
9. ve lehu : ve onun
10. kullu şey’in : herşey
11. ve umırtu : ve ben emrolundum
12. en ekûne : benim olmam
13. min el muslimîne : müslümanlardan, teslim olanlardan