89

٨٩

مَنْ جَاءَ بِالْحَسَنَةِ فَلَهُ خَيْرٌ مِنْهَا وَهُمْ مِنْ فَزَعٍ يَوْمَءِذٍ امِنُونَ

(89) men cae bil hasenet fe lehu hayrum minha ve hüm min fezeiy yevmeizin aminin
Kimi iyilik ile gelirse ona bunda bir hayır vardır onlar o günün korkusundan emin olurlar

(89) If any do good, good will (accrue) to them therefrom and they will be secure from terror that Day.

1. men : kim, kimse
2. câe : geldi
3. bi el haseneti : hasenat, kazanılan dereceler
4. fe : işte, o zaman
5. lehu : onun için vardır, ona vardır
6. hayrun : daha hayırlı, hayırlı
7. min-hâ : ondan
8. ve hum : ve onlar
9. min fezeın : dehşetten (dehşete kapılmaktan)
10. yevme izin : izin günü, o gün
11. âminûne : emin olanlar