58

٥٨

وَاَمْطَرْنَا عَلَيْهِمْ مَطَرًا فَسَاءَ مَطَرُالْمُنْذَرينَ

(58) ve emtarna aleyhim metara fe sae metarul münzerin
Onların üzerine taş yağmuru yağdırdık uyarılanların yağmuru ne kötüdür

(58) And We rained down on them a shower (of brimstone): and evil was the shower on those who were admonished (but heeded not)!

1. ve emtarnâ : ve yağmur yağdırdık
2. aleyhim : onların üzerine
3. mataran : yağmur
4. fe : böylece, öyle ki
5. sâe : kötü oldu
6. mataru : yağmur
7. el munzerîne : uyarılanlar


AÇIKLAMA
Bu ayetler Hz Lût (a.s.) ile kavmi kıssasının devamını ve Hz Lût’un uyarısına karşı kavminin cevabını anlatmaktadır.

“Kavminin cevabı sadece: Lût ailesini kasabanızdan çıkarın… demek ol­du..” Yani Lût kavmi bu çirkin fuhşu işlemekte ısrarlı olduklarını ilân etti. Aralarında istişare ettikten sonra Lût’a şu cevabı verdiler: Lût’u, ailesini, onunla beraber olanları beldenizden çıkarın. Çünkü bunlar sizin memleketi­nizde size komşu olmaya lâyık değildirler. Böylece onların nasihatından ve irşadından kurtuluruz. Çünkü bu belde bizim beldemizdir. Lût ve cemaatı ise bize yabancıdır.

Onları beldelerinden çıkarmalarının yahut uzaklaştırmalarının sebebi şuydu:

“Çünkü onlar temiz kalmak isteyen kimselermiş.” Yani bizim davranışla­rımızı sakıncalı görüyorlar, yaptıklarımızı kabul etmiyorlar.

Fasıkların tavrı her zaman böyle olmuştur. Onlar kendilerini ayıplayan veya kendilerine itiraz eden hiçbir kimse bulunmadan rezalete alabildiğine dalmaya devam etmek için; fesatlarının, kirli işlerinin ıslah erbabının sözle­riyle bulandırılmasını  istemezler.

Hz Lût (a.s.) ile ailesini oradan çıkarmaya kesin karar verdiklerinde Allah kasabalarını başlarına yıktı. Allah’a itaatten yüz çeviren kâfirlere de benzeri muamele yapılabilir. Allah salih müminleri kurtarmıştır. Cenab-ı Hak şöyle buyurmaktadır:

“Bunun üzerine biz, geride kalıp helak edilenlerden olmasını takdir etti­ğimiz karısı hariç, Lût’u ve ailesini kurtardık.”

Yani Lût’u ve ailesinden onun peygamberliğine iman eden kimseleri kurtardık. Kavminin iğrenç fiillerinden hoşnut olan, kavmiyle işbirliği içinde olan ve temas kurmaları için Lût’un misafirlerinin geldiğini kavmine bildi­ren karısına gelince onun azapta ebedi kalanlardan olacağına hüküm veril­miştir. Çünkü münkere razı (haram ve çirkin davranışlardan hoşnut) olan kimse bunu yapmasa da bu davranışı ikrar ediyor demektir. Dolayısıyla ona da bu fiili işleyenlerin cezası verilir.

“Onların üzerine öyle bir yağmur indirdik ki! Uyarılan (ama yola gelme­yen) kimselerin (üzerine yağan taş) yağmuru ne kötüdür.”

Yani biz onların üzerine pişmiş tuğladan taşlar yağdırdık. Bu onları he­lak etti ve yerin dibine geçirdi. Kendisine hüccet verilip ilâhî uyarı ulaşan peygambere muhalefet ederek onu yalanlayan ve kasabalarından çıkarmaya teşebbüs eden ve azapla uyarılmış kimselere yağan taş yağmuru ne kötüdür. İşte fasıkların sonucu budur.

Advertisements