55

٥٥

اَءِنَّكُمْ لَتَاْتُونَ الرِّجَالَ شَهْوَةً مِنْ دُونِ النِّسَاءِ بَلْ اَنْتُمْ قَوْمٌ تَجْهَلُونَ

(55) e inneküm le te’tuner ricale şehvetem min dunin nisa’ bel entüm kavmün techelun
Siz gerçekten erkeklere gidecek misiniz? kadınları bırakıp şehvetle hayır! siz çok cahil bir kavimsiniz

(55) “Would ye really approach men in your lusts rather than women? Nay, ye are a people (grossly) ignorant!”

1. e : mı
2. inne-kum : muhakkak siz
3. le te’tûne : elbette, gerçekten geliyorsunuz
4. er ricâle : erkek
5. şehveten : şehvetle
6. min dûni en nisâi : kadınlardan başka, kadınlar yerine
7. bel entum : hayır siz
8. kavmun : bir kavim
9. techelûne : cahil


AÇIKLAMA
Hz. Lut (A.S.) Ve Kavmi Kıssası

Ey Rasul! Kavmine Lût (a.s.) kıssasını anlat. Bir zaman Lût (a.s.) daha önce hiçbir kimsenin işlemediği çirkin fiili işlemekten dolayı gelecek Allah’ın azabına karşı kavmini uyardı. Lût (a.s.) kavmini yadırgayarak ve azarlayarak şöyle dedi: Bu fiilin çirkinliğini bilmenize rağmen bu çirkin fiili -kadınları bırakıp erkeklerle cinsî temas kurma fiilini- işliyorsunuz. Bilen kimsenin çir­kin fiili işlemesi başkasının işlemesinden daha çirkindir. Yahut siz meclis­lerinizde çirkin fiil işlerken birbirinizi gördüğünüz halde bu iğrenç fiili iş­lemeye devam mı edeceksiniz?

Lût (a.s.) kapalı bir ifadeden sonra yaptıklarını açık bir şekilde anlattı: “Siz hâlâ kadınları bırakıp şehvete kapılarak erkeklerle mi temas ediyorsunuz! Doğrusu siz cahil bir kavimsiniz.”

Bu ikinci bir azarlamadır. Yani siz nasıl kadınları bırakıp erkeklere yak­laşmayı kabul edebiliyorsunuz? Bu cinsî sapıklıktır, fıtrata terstir. Allah’ın helâl kıldığı hanımlardan yararlanmayı terk etmektir. Gerçekten siz cahil, beyinsiz bir kavimsiniz. Siz hiçbir şeyi, ne tabii olanı ne de şer’î olanı bilmiyor­sunuz. Bu iğrenç davranışın sonucundan habersizsiniz. Güzelle çirkini ayıramıyorsunuz. İğrenç davranışı size mubah olan kadınlara tercih ediyor­sunuz. Nitekim Cenab-ı Hak şöyle buyurmaktadır:

“Siz Rabbinizin sizin için yarattığı zevcelerinizi bırakıp da insanların için­den erkeklere mi yaklaşıyorsunuz. Hayır siz hakkı aşan bir kavimsiniz.” (Şuara, 26/165-166). “Tübsırûn” kelimesi ilimle tefsir edilirse sonra da “techelûn (cahil­ce davranıyorsunuz)” denirse nasıl bilenler cahil kimseler olmaktadır?

Bunun cevabı -Zemahşerî’nin zikrettiği gibi- şudur: Bununla murad edilen mana şöyledir: Siz bunun fuhuş ve hayasızlık olduğunu bilmenize rağmen bun­ları bilmeyen kimselerin davranışı gibi davranıyorsunuz, yahut sonucunu bil­miyorsunuz. Ya da ayetteki “cehalet” ifadesiyle bu kavmin içinde bulundukları beyinsizlik ve taşkınlık murat edilmiştir. Yani bunlar beyinsiz ve taşkın kim­selerdir. Hiçbir münkere karşı bunun gibi şiddetli bir hücumla karşı çıkılıp karalama hücumu yapıldığını görmüyoruz. “Erkeklere yaklaşıyorsunuz.” ifadesi ters bir davranış olup hayvanlar bile bunu reddetmektedir. “Kadınları bırakıp” ifadesi de tabiî ve efdal olan şeyden sapmayı işaret etmektedir. Bu büyük bir hata ve çirkin bir fiildir. “Doğrusu siz cahilce davranan bir topluluksunuz.” ifadesi onların güzel ile çirkin arasındaki farkı ayırd edemeyen ve düşünemeyen beyinsiz cahillerin davranışıyla davrandıklarını bildirmektedir. Bu sebeple bu fiil onlar için sabit ve değişmez bir vasıf halini almıştır.

Bu hücumun ve aşağılamanın karşısında fiillerinin şiddetine ve çirkinliğine rağmen aklı selim terazisinde makul ve makbul olmayacak cevap­larla karşılık verdiler.

Advertisements