41

٤١

قَالَ نَكِّرُوا لَهَا عَرْشَهَا نَنْظُرْ اَتَهْتَدى اَمْ تَكُونُ مِنَ الَّذينَ لَايَهْتَدُونَ

(41) kale nekkiru leha arşeha nenzur e tehtedi em tekunü minellezine la yehtedun
Dedi: bilemeyeceğin hale getiririm tahtı kendisine bakalım hidayeti mi olacak? yoksa hidayeti bulamayacaklardan mı olacak

(41) He said: Transform her throne out of all recognition by her: let us see whether she is guided (to the truth) or is one of those who receive no guidance.

1. kâle : dedi
2. nekkirû : şeklini değiştirin
3. lehâ : onun, onu
4. arşe-hâ : onun tahtı
5. nenzur : bakalım
6. e : mı
7. tehtedî : hidayete erer, hidayete erecek
8. em : veya, yoksa
9. tekûnu : olur, olacak
10. min : den, dan
11. ellezîne : ki onlar
12. lâ yehtedûne : hidayete ermeyenler