24

٢٤

وَجَدْتُهَا وَقَوْمَهَا يَسْجُدُونَ لِلشَّمْسِ مِنْ دُونِ اللّهِ وَزَيَّنَ لَهُمُ الشَّيْطَانُ اَعْمَالَهُمْ فَصَدَّهُمْ عَنِ السَّبيلِ فَهُمْ لَايَهْتَدُونَ

(24) vecedtüha ve kavmeha yescüdune liş şemsi min dunillahi ve zeyyene lehümüş şeytanü a’malehüm fe saddehüm anis sebili fehüm la yehtedu
onu ve kavmini buldum secde ediyorlarken Allah’ı bırakıp güneş’e onlara süslü göstermiş şeytan amellerini ve kendilerini yoldan çıkartmış artık onlar hidayete de erişemiyorlar

(24) I found her and her people worshipping the sun besides Allah: seem pleasing in their eyes, Satan has made their deeds and has kept them away from the Path, so they receive no guidance,

1. vecedtu-hâ : onu buldum
2. ve kavme-hâ : ve onun kavmi
3. yescudûne : secde ediyorlar
4. li eş şemsi : güneşe
5. min dûnillâhi : Allah’tan başka, Allah’ın yerine
6. ve zeyyene : ve süsledi
7. lehum : onlara
8. eş şeytânu : şeytan
9. a’mâle-hum : onların amelleri, yaptıkları
10. fe : böylece, bu sebeple
11. sadde-hum : onları men etti, alıkoydu
12. an es sebîli : yoldan
13. fe : böylece, bu sebeple
14. hum : onlar
15. lâ yehtedûne : hidayete ermiyorlar, eremiyorlar, hidayette değiller

Advertisements