23

٢٣

اِنّى وَجَدْتُ امْرَاَةً تَمْلِكُهُمْ وَاُوتِيَتْ مِنْ كُلِّ شَىْءٍ وَلَهَا عَرْشٌ عَظيمٌ

(23) inni vecedtümraeten temlikühüm ve utiyet min külli şey’iv ve leha arşün aziym
Lakin ben bir kadın buldum sebe halkına meliklik yapıyor (kendisine) her şeyden verilmiş onun büyük bir tahtı da (var)

(23) I found (there) a woman ruling over them and provided with every requisite and she has a magnificent throne.

1. innî : muhakkak ki ben, gerçekten ben
2. vecedtu : buldum
3. umreeten : bir kadın, bir hanım
4. temliku-hum : onlara melik olan, hükümdarlık yapan
5. ve ûtiyet : ve verildi
6. min kulli şey’in : herşeyden
7. ve lehâ : ve ona, onun var
8. arşun : arş, taht
9. azîmun : büyük