37

٣٧

اِنْ تَحْرِصْ عَلى هُديهُمْ فَاِنَّ اللّهَ لَا يَهْدى مَنْ يُضِلُّ وَمَا لَهُمْ مِنْ نَاصِرينَ

(37) in tahris ala hüdahüm fe innellahe la yehdi mey yüdillü ve ma lehüm min nasirin
eğer çok istekliysen onların hidayet bulmalarına muhakkak Allah dalalette bırakacaksa, (onu) kimse hidayete erdiremez onların yardım edicileri de yoktur

(37) If thou art anxious for their guidance, yet Allah guideth not such as he leaves to stray, and there is none to help them.

1. in tahrıs : sen çok istesen, haris olsan
2. alâ : üzerine, e
3. hudâ-hum : onların hidayeti
4. fe : artık, bundan sonra, buna rağmen
5. innallâhe (inne allâhe) : muhakkak Allah
6. lâ yehdî : hidayete erdirmez
7. men : kimse
8. yudıllu : dalâlette bırakır
9. ve mâ : ve yoktur
10. lehum : onlara, onlar için
11. min nâsırîne : bir yardımcı

Advertisements