31

٣١

جَنَّاتُ عَدْنٍ يَدْخُلُونَهَا تَجْرى مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ لَهُمْ فيهَا مَا يَشَاؤُنَ كَذلِكَ يَجْزِى اللّهُ الْمُتَّقينَ

(31) cennatü adniy yedhuluneha tecri min tahtihel enharu lehüm fiha ma yeşaun kezalike yeczillahül müttekiyn
adn cennetidir girecekleri o yer altlarından nehirler akar orada onlar için istedikleri her şey (vardır) işte Allah muttakileri böyle mükafatlandırır

(31) Gardens of eternity which they will enter: beneath them flow (pleasant) rivers: they will have therein all that they wish: thus doth Allah reward the righteous,

1. cennâtu : cennetler
2. adnin : adn
3. yedhulûne-hâ : ona girerler, dahil olurlar
4. tecrî : akar
5. min tahti-hâ : onun altından
6. el enhâru : nehirler
7. lehum : onlar için vardır
8. fî-hâ : orada, onun içinde
9. mâ yeşâûne : onların diledikleri şeyler
10. kezâlike : işte böyle, böylece
11. yeczîllâhu (yeczî allâhu) : Allah mükâfatlandırır (cezalandırır, karşılığını verir)
12. el muttekîne : takva sahipleri

Advertisements