21

٢١

اَمْوَاتٌ غَيْرُ اَحْيَاءٍ وَمَا يَشْعُرُونَ اَيَّانَ يُبْعَثُونَ

(21) emvatün ğayru ahya’ ve ma yeş’urune eyyane yüb’asun
onlar ölüdürler, hayat sahibi değillerdir şuurunda değillerdir ne zaman diriltileceklerinin de

(21) (They are things) dead, lifeless: nor do they know when they will be raised up.

1. emvâtun : cansızdır, ölüdürler
2. gayru : başka, hariç, dışında, olmaksızın
3. ahyâin : diri, canlı
4. ve mâ yeş’urûne : ve şuurunda, bilincinde değillerdir
5. eyyâne : ne zaman
6. yub’asûne : diriltilecekler