20

٢٠

وَالَّذينَ يَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّهِ لَا يَخْلُقُونَ شَيًْا وَهُمْ يُخْلَقُونَ

(20) vellezine yed’une min dunillahi la yahlükune şey’ev ve hüm yuhlekun
Allah’tan başka taptıkları kimseler ki hiçbir şey yaratamazlar onlar da yaratılmışlardır

(20) Those whom they invoke besides Allah create nothing and are themselves created.

1. vellezîne (ve ellezîne) : ve o kimseler ki
2. yed’ûne : dua ederler
3. min dûni allâhi : Allah’tan başka
4. lâ yahlukûne : yaratamazlar
5. şey’en : bir şey
6. ve hum : ve onlar
7. yuhlekûne : yaratılırlar


SEBEB-İ NÜZUL
İnsanı bir nutfeden yarattı. Öyleyken o, nasıl da apaçık bir hasım kesilmiştir!

Hz. Peygamber (sa)’e, elinde çürümüş bir kemikle gelip: “Ey Muhammed, Allah’ın, çürüyüp ufalandıktan sonra şu kemiği dirilteceğini mi sanıyorsun.”‘ diyen Übeyy ibn Halef el-Cumahî hakkında nazil olmuştur.

Nitekim Sûrenin sonuna kadar olmak üzere “İnsan, kendisini bir nutfeden yarattığımızı görmedi mi? Bir de bakmışsın o insan Allah’a apaçık bir hasım kesilmiş…” (Yâsîn, 36/77-83) âyet-i kerimeleri de onun bu sözü üzerine nazil olmuştur.

Advertisements