15

١٥

وَاَلْقى فِى الْاَرْضِ رَوَاسِىَ اَنْ تَميدَ بِكُمْ وَاَنْهَارًا وَسُبُلًا لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ

(15) ve elka fil erdi ravasiye en temide biküm ve enharav ve sübülel lealleküm tehtedun
yeryüzünde sabit dağlar koydu sizin için sarsmasın diye nehirler ve yollar (açtı) olur ki siz yolunuzu bulasınız

(15) And he has set up on the earth mountains standing firm, lest it should shake with you and rivers and roads that ye may guide yourself

1. ve elkâ : ve bıraktı, koydu, attı
2. fî el ardı : yeryüzünde
3. revâsiye : dağlar
4. en temîde : sarsılması
5. bi-kum : sizinle
6. ve enhâren : ve nehirler
7. ve subulen : ve yollar
8. lealle-kum : umulur ki, böylece
9. tehtedûne : yol bulursunuz (menzillerinize ulaşırsınız)