114

١١٤

فَكُلُوا مِمَّا رَزَقَكُمُ اللّهُ حَلَالًا طَيِّبًا وَاشْكُرُوا نِعْمَتَ اللّهِ اِنْ كُنْتُمْ اِيَّاهُ تَعْبُدُونَ

(114) fe külu mimma razekakümüllahü halalen tayyibev veşküru ni’metellahi in küntüm iyyahü ta’büdun
Allah’ın size rızık olarak verdiği şeyden yeyiniz helal temiz (olarak) Allah’ın nimetlerine şükür ediniz eğer siz o’na kulluk ediyorsanız

(114) So eat of the sustenance which Allah has provided for you, lawful and good and be grateful for the favours of Allah, if it is He Whom ye serve.

1. fe kulû : öyleyse yeyin
2. mimmâ (min mâ) : şeylerden
3. razaka-kum allâhu : Allah sizi rızıklandırdı
4. halâlen : helâl olarak
5. tayyiben : güzel, helâl, temiz olarak
6. veşkurû : ve şükredin
7. ni’mete allâhi : Allah’ın ni’metleri
8. in kuntum : eğer siz iseniz, olduysanız
9. iyyâ-hu : yalnız ona
10. ta’budûne : kul oluyorsunuz