102

١٠٢

قُلْ نَزَّلَهُ رُوحُ الْقُدُسِ مِنْ رَبِّكَ بِالْحَقِّ لِيُثَبِّتَ الَّذينَ امَنُوا وَهُدًى وَبُشْرى لِلْمُسْلِمينَ

(102) kul nezzelehu ruhul kudüsi mir rabbike bil hakki li yüsebbitellezine amenu ve hüdev ve büşra lil müslimin
de ki ruhul kudüs indirdi Rabbinden hak olarak iman edenlere sebat versin müslümanlara bir hidayet ve müjde olsun

(102) Say, the Holy spirit has brought the revelation from thy Lord in truth, in order to strengthen those who believe, and as a guide and glad tidings to Muslims.

1. kul : de, söyle
2. nezzele-hu : onu indirdi
3. rûhu el kudusi : Ruh’ûl Kudüs
4. min rabbi-ke : senin Rabbinden
5. bi el hakkı : hak ile
6. li yusebbite : sağlamlaştırmak, sebat ettirmek için
7. ellezîne : kimseler
8. âmenû : Allah’a ulaşmayı dileyenler, âmenû olanlar
9. ve huden : ve hidayete erdiren
10. ve buşrâ : ve müjde olarak
11. li el muslimîne : müslümanlar, teslim olanlar için


SEBEB-İ NÜZUL
Müşriklerin: “Muhammed ashabını tam anlamıyla’ buyruğu altına almış; Bugün onlara bir şey emrediyor, yarın onu onlara yasaklıyor veya onlara ondan daha kolayını getiriyor. Bunlar uydurulmuş şeyler ve ancak onları kendiliğinden söylüyor.” dedikleri zaman onların bu sözleri üzerine Allah Tealâ bu iki âyet-i kerimeyi indirdi. İbn Abbâs’tan gelen bir rivayette de müşriklerin: “Vallahi Muhammed ashabıyla alay ediyor…” dedikleri ayrıntısına yer verilmektedir.