32

٣٢

وَاِذَا رَاَوْهُمْ قَالُوا اِنَّ هؤُلَاءِ لَضَالُّونَ

(32) ve iza reevhüm kalu inne haulai ledallune
Onlar gördükleri zaman şüphesiz yok ki diyorlardı işte bunlar dalalet ehlidir

(32) And whenever they saw them, they would say, Behold! These are the people truly astray!

1. ve izâ : ve olduğu zaman
2. reev-hum : onları gördüler
3. kâlû : dediler
4. inne : muhakkak ki
5. hâulâi : işte onlar
6. le : mutlaka, elbette, gerçekten
7. dâllûne : dalâlette olanlar

وَإِذَا رَأَوْهُمْonları gördüklerindeقَالُوا derlerdi kiإِنَّşüphe yok kiهَؤُلَاءِ bunlarلَضَالُّونَsapmışlar

Advertisements