3

٣

ذلِكَ بِاَنَّهُمْ امَنُوا ثُمَّ كَفَرُوا فَطُبِعَ عَلى قُلُوبِهِمْ فَهُمْ لَايَفْقَهُونَ

(3) zalike biennehum amenu summe keferu fetubi’a ‘ala kulubihim fehum la yefkahune
Bu şundandır, çünkü onlar iman ettiler sonra kafir oldular bu yüzden mühürlendi kalpleri artık onlar anlamazlar

(3) That is because they believed, then they rejected Faith: so a seal was set on their hearts: therefore they understand not.

1. zâlike : işte bu
2. bi enne-hum : onların ….. olmaları sebebiyle
3. âmenû : âmenû olmaları, îmân etmeleri
4. summe : sonra
5. keferû : küfre düştüler (düşmeleri)
6. fe tubia : bu sebeple tabedildi, mühürlendi
7. alâ : üzeri
8. kulûbi-him : onların kalpleri
9. fe : artık
10. hum : onlar
11. lâ yefkahûne : fıkıh edemezler, idrak edemezler

ذَلِكَ buبِأَنَّهُمْonların dolayısıyla böyledirآمَنُوا iman etmeleriثُمَّ sonraكَفَرُوا inkâr etmeleriفَطُبِعَböylece mühürlemiştir عَلَى üzeriniقُلُوبِهِمْkalplerininفَهُمْ artık onlarلَا يَفْقَهُونَkavrayamazlar