2

٢

اِتَّخَذُوا اَيْمَانَهُمْ جُنَّةً فَصَدُّوا عَنْ سَبيلِ اللّهِ اِنَّهُمْ سَاءَ مَاكَانُوا يَعْمَلُونَ

(2) ittehazu eymanehum cunneten fesaddu ‘ansebiylillahi innehum sae ma kanu ya’melune
Yeminlerini kalkan yaptılar Allah’ın yolundan saptılar gerçekten onlar ne kötü iş yapıyorlar

(2) They have made their oaths a screen (for their misdeeds): thus they obstruct (men) from the Path of Allah: truly evil are their deeds.

1. ittehazû : edindiler
2. eymâne-hum : kendi yeminleri
3. cunneten : kalkan, siper
4. fe saddû : böylece saptılar
5. an sebîli allâhi : Allah’ın yolundan
6. inne-hum : muhakkak ki onlar
7. sâe : kötü
8. : şey
9. kânû : idiler, oldular
10. ya’melûne : yapıyorlar

اتَّخَذُواedinipأَيْمَانَهُمْyeminleriniجُنَّةً kalkanفَصَدُّوا alıkoydularعَنْ سَبِيلِyolundanاللَّهِ Allah’ınإِنَّهُمْ gerçekten de onlarınسَاءَne kötüdürمَا كَانُوا يَعْمَلُونَyaptıkları