33

٣٣

يَا اَيُّهَا الَّذينَ امَنُوا اَطيعُوا اللّهَ وَاَطيعُوا الرَّسُولَ وَلَا تُبْطِلُوا اَعْمَالَكُمْ

(33) ya eyyühellezine amenu etiy’ullahe ve etiy’ur rasule ve la tübtilu a’maleküm
Ey iman edenler! Allah’a itaat edin resullere de itaat edin amellerinizi boşa çıkarmayın

(33) O ye who believe! Obey Allah, and obey the Messenger, and make not vain your deeds!

1. yâ eyyuhâ : ey
2. ellezîne : onlar
3. âmenû : âmenû oldular, Allah’a ulaşmayı dilediler
4. etîû allâhe : Allah’a itaat edin
5. ve etîû er resûle : ve resûle itaat edin
6. ve lâ tubtilû : ve bâtıl etmeyin, iptal etmeyin
7. a’mâle-kum : sizin amelleriniz

يَاأَيُّهَا eyالَّذِينَ آمَنُوا iman edenlerأَطِيعُوا itaat edinاللَّهَ Allah’aوَأَطِيعُوا itaat edinالرَّسُولَ Rasûl’eوَلَا تُبْطِلُوا ve boşa çıkarmayınأَعْمَالَكُمْ amellerinizi


SEBEB-İ NÜZUL

İbn Ebî Hâtim’in ve İmam Muhammad ibn Nasr el-Mervezî’nin Kitâbu’s-Salât’da Ebu’l-Aliye’den rivayetinde o şöyle demiştir: Rasûlullah (sa)’ın ashabı, şirkle birlikte güzel amellerin fayda vermediği gibi lâ ilahe illallah’la (yani imanla) birlikte günahlar bir zarar vermez sanırlardı. İşte bunun üzerine bu âyet-i kerime nazil oldu.

Daha önce (Nisa Sûresinin 48. âyetinin nüzul sebebinde) geçtiği üzere İbn Nasr, İbn Cerîr ve İbn Merdûye’nin İbn Ömer’den rivayetle tahric ettikleri bir haberde o şöyle anlatıyor: Biz, Muhammad (sa)’in ashabı “Ey iman etmiş olanlar, Allah’a itaat edin, Rasûlü’ne itaat edin ve amellerinizi boşa çıkarmayın.” âyet-i kerimesi nazil olana kadar bütün iyi amellerin makbul olduğunu sanırdık. Bu âyet inince: “Acaba bizim amellerimizi boşa çıkaran nedir? Herhalde cehennemi vacip kılan büyük günahlar ve fuhşiyyattır.” dedik. Büyük günahlardan birini birisinin işlediğini gördüğümüzde: “Eyvah şimdi helak oldu.” demeye başladık da bunun üzerine “Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz. Bundan ötesini ise dilediğine bağışlar.” (Nisa, 4/48,116) âyet-i kerimesi nazil olunca böyle demeyi de bıraktık ve büyük günah işleyen birini gördüğümüzde onun hakkında korkmaya, bunlardan bir şey işlemeyen hakkında da umutlu olmaya başladık