25

٢٥

اِنَّ الَّذينَ ارْتَدُّوا عَلى اَدْبَارِهِمْ مِنْ بَعْدِ مَاتَبَيَّنَ لَهُمُ الْهُدَى الشَّيْطَانُ سَوَّلَ لَهُمْ وَاَمْلى لَهُمْ

(25) innelleziner teddu ala edbarihim min ba’di ma tebeyyene lehümül hüdeş şeytanü sevvele lehüm ve emla lehüm
Şüphesiz arkalarına dönerler kendilerine hidayet yolu belli olduktan sonra şeytan onları kötülüğe çağırıyordu ve onları uzun beklentilere bırakıyordu

(25) Those who turn back as apostates after Guidance was clearly shown to them, the Evil One has instigated them and buoyed them up with false hopes.

1. inne : muhakkak
2. ellezîne : onlar
3. erteddû : (eski hallerine) döndüler
4. alâ edbâri-him : arkalarına
5. min ba’di : sonra
6. mâ tebeyyene : beyan olan, açıklanan, açıkça belli olan
7. lehum : onlara
8. el hudâ : hidayet
9. eş şeytânu : şeytan
10. sevvele : sürükledi, ulaştırdı
11. lehum : onları
12. ve emlâ : ve uzun (kötü) emellere yöneltti
13. lehum : onları

إِنَّ şüphesizالَّذِينَ ارْتَدُّواdönenleriعَلَى أَدْبَارِهِمْ gerisi geriمِنْ بَعْدِ sonraمَا تَبَيَّنَ açıkça belli olduktanلَهُمْ kendilerineالْهُدَى hidayetالشَّيْطَانُ şeytanسَوَّلَ لَهُمْ kışkırtmışوَأَمْلَى لَهُمْ ve uzun emellere kaptırmıştır

Advertisements