21

٢١

طَاعَةٌ وَقَوْلٌ مَعْرُوفٌ فَاِذَا عَزَمَ الْاَمْرُ فَلَوْ صَدَقُوا اللّهَ لَكَانَ خَيْرًا لَهُمْ

(21) taatüv ve kavlüm ma’rufün fe iza azemel emru fe lev sadeku llahe le kane hayral lehüm
İtaat etmek ve güzel bir söz (söylemek yeterliydi) iş kesinleştiği zaman Allah’a sadakat gösterselerdi onlar için daha hayırlı olurdu

(21) Were it to obey and say what is just and when a matter is resolved on, for them it they were true to Allah. it were best

1. tâatun : itaat
2. ve kavlun : ve söz
3. ma’rûfun : maruf, güzel
4. fe izâ : fakat o zaman, olunca, olduğunda
5. azeme : azmedildi, kesinleşti
6. el emru : bir iş
7. fe : o zaman
8. lev : eğer, şâyet, olsa
9. sadekûllâhe : Allah’a sadakat gösterdi, sadık oldu
10. le : elbette, mutlaka
11. kâne : oldu
12. hayran : daha hayırlı
13. lehum : onlar için

طَاعَةٌ itaatوَقَوْلٌ ve sözdüمَعْرُوفٌma’rufفَإِذَا عَزَمَ fakat, kesinlik ve kararlılık gerektirdiği zamanالْأَمْرُ فَلَوْ şayetصَدَقُوا sadakat gösterselerdiاللَّهَ Allah’aلَكَانَ şüphesiz olurduخَيْرًا daha hayırlıلَهُمْ onlar için

Advertisements