82

٨٢

قَالُوا ءَاِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَامًا ءَاِنَّا لَمَبْعُوثُونَ

(82) kalu e iza mitna ve künna türabev ve izamen e inna le meb’usun

Dediler biz öldüğümüz, zaman mı? toprak ve kemik olduğumuz gerçekten biz mi diriltileceğiz?

(82) They say: What! When we die and become dust and bones, could we really be raised up again?

1. kâlû : dediler
2. e izâ mitnâ : öldüğümüz zaman mı
3. ve kunnâ : ve biz olduk
4. turâben : toprak
5. ve izâmen : ve kemik
6. e : mı
7. innâ : muhakkak, gerçekten
8. le meb’ûsûne : mutlaka beas edilenler, yeniden diriltilenler