75

٧٥

وَلَوْ رَحِمْنَاهُمْ وَكَشَفْنَا مَا بِهِمْ مِنْ ضُرٍّ لَلَجُّوا فى طُغْيَانِهِمْ يَعْمَهُونَ

(75) ve lev rahimnahüm ve keşefna ma bihim min durril leleccu fi tuğyanihim ya’mehun
Velev onlara acıyarak (başlarına gelen) zararı onlardan kaldırsak ısrarla devam ederlerdi şaşkınlıklarıyla tuğyanlarına

(75) If We had mercy on them and removed the distress which is on them, they would obstinately persist in their transgression, wandering in distraction to and fro.

1. ve lev : ve eğer
2. rahımnâ : rahmet (merhamet) ettik
3. hum : onlar
4. ve keşefnâ : ve biz giderdik
5. : şey
6. bi-him : onları
7. min durrin : (zarardan) bir zarar
8. le : mutlaka, elbette
9. leccû : ısrar ettiler, devam ettiler
10. : içinde
11. tugyâni-him : onların azgınlıkları
12. ya’mehûne : bocalıyorlar, şaşkın şaşkın dolaşıyorlar


SEBEB-İ NÜZUL

Şayet Biz, onlara acısak ve başlarındaki sıkıntıyı gidersek yine de azgın­lıkları içinde bocalayıp kalırlar.