53

٥٣

فَتَقَطَّعُوا اَمْرَهُمْ بَيْنَهُمْ زُبُرًا كُلُّ حِزْبٍ بِمَا لَدَيْهِمْ فَرِحُونَ

(53) fetekkatau emrahüm beynehüm zübüra küllü hizbim bima ledeyhim ferihun
Böylece ayırdılar onlar işlerini kendi aralarında gruplara her grup kendilerinin yanında olanla sevinip şımardı

(53) between them, into sects: their affair (of unity), But people have cut off each party rejoices in that which is with itself.

1. fe : artık, böylece, fakat
2. tekattaû : parçaladılar, ayırıp böldüler
3. emre-hum : onların emirleri, emirlerini
4. beyne-hum : aralarında
5. zuburan : parçalar halinde, kısımlar halinde
6. kullu : hepsi, bütün hepsi,
7. hızbin : grup
8. bimâ : şeyle, şeyi
9. ledey-him : onların yanında, kendi yanlarında
10. ferihûne : ferahlananlar