21

٢١

وَاِنَّ لَكُمْ فِى الْاَنْعَامِ لَعِبْرَةً نُسْقيكُمْ مِمَّا فى بُطُونِهَا وَلَكُمْ فيهَا مَنَافِعُ كَثيرَةٌ وَمِنْهَا تَاْكُلُونَ

(21) ve inne leküm fil en’ami le ibrah nuskıküm mimma fi bütuniha ve leküm fiha menafiu kesiratüv ve minha te’külun
şüphesiz hayvanlarda sizin için ibretler vardır karınlarında ki sütten size içiririz sizin için onlarda daha bir çok faydalar (vardır) onların etlerini de yersiniz

(21) And in cattle (too) ye have an instructive example: from within their bodies We produce (milk) for you to drink there are in them, (besides), numerous (other) benefits for you and of their (meat) ye eat

1. ve inne : ve muhakkak
2. lekum : sizin için (vardır)
3. fî el en’âmi : hayvanlarda
4. le ibreten : ibret, bir ders
5. nuskî-kum : size içiririz
6. mimmâ (min mâ) : şeyden
7. : içinde
8. butûni-hâ : onun karnı (karınları)
9. ve lekum : ve sizin için (vardır)
10. fî-hâ : orada, onun içinde, onda
11. menâfiu : menfaatler, faydalar
12. kesîretun : (pek) çok, birçok, çoktur
13. ve min-hâ : ve ondan
14. te’kulûne : yersiniz