58

٥٨

وَاِذَا نَادَيْتُمْ اِلَى الصَّلوةِ اتَّخَذُوهَا هُزُوًا وَلَعِبًا ذلِكَ بِاَنَّهُمْ قَوْمٌ لَا يَعْقِلُونَ

(58) ve iza nadeytüm iles salatit tehazuha hüzüvev ve leiba zalike bi ennehüm kavmül la ya’kilun

namaza çağrıldığınız zaman, onu bir eğlence ve oyun yerine tutuyorlar bu onların akılları ermez bir kavim (olduklarındandır)

(58) When ye proclaim your call to prayer, they take it (but) as mockery and sport that is because they are a people without understanding.

1. ve izâ nâdeytum : ve nida ettiğiniz, çağırdığınız zaman
2. ilâ es salâti : namaza
3. ittehazû-hâ huzuven : onu alay konusu edindiler
4. ve leiben : ve oyun
5. zâlike : bu
6. bi enne-hum : onların olmaları sebebiyle
7. kavmun lâ ya’kılûne : aklını kullanmayan, akıl etmeyen bir kavim

وَإِذَا نَادَيْتُمْ çağırdığınız zamanإِلَى الصَّلَاةِ namazaاتَّخَذُوهَا onu edinirlerهُزُوًا eğlenceوَلَعِبًا ve oyunذَلِكَ işte buبِأَنَّهُمْ onların olmalarındandırقَوْمٌ bir toplumلَا يَعْقِلُونَ akıllarını kullanamayan


SEBEB-İ NÜZUL

1. Saîd ibn Cubeyr veya İkrime’nin İbn Abbâs’tan rivayetlerinde o şöyle anlatıyor: Yahudilerden Rifâa ibn Zeyd ibn Tâbut ve Suveyd ibnu’l-Hâris müslüman olmuş görünmüş ve sonra da münafıklığa başlamışlardı. Müslüman göründükleri için bazı müslümanlar onlara dostluk beslemeye başlamakla Allah Tealâ *’Ve Allah, gizlemekte olduklarını çok daha iyi bilir.” (âyet: 61)’e kadar olmak  üzere   “Ey  iman  edenler,   sizden  önce  kendilerine  kitab  verilmiş olanlardan   dininizi   alaya   alan   ve   eğlence   edinenleri   ve   kâfirleri dost edinmeyin…” âyetlerini indirdi.

Kelbi’nin Ebu Salih kanalıyla İbn Abbâs’tan rivayetinde “Birbirinizi namaza çağırdığınızda; onu alaya alır ve eğlence edinirler…” âyet-i kerimesinin de özellikle Hz. Peygamber (sa)’in müezzini namaz, için ezan okuyup da müslümanların mescid-i nebevî’ye doğru gitmeleri üzerine yine onların (o iki yahudinin veya genel olarak yahudilerin) alay yollu “kalktılar kalkamaz olasıcalar, namaz kıldılar kılamaz olasıcalar.” demeleri üzerine ya da yine alay kabilinden olmak üzere müslümanlara: “Kalkın namaz kılın, rükû edin bakalım!” demeleri üzerine nazil olduğu da söylenmiştir. İbn Abbâs’tan gelen başka bir rivayette de müşriklerin ve yahudilerin özellikle müslümanlar secdede iken onlara güldükleri, secde ile veya müslümanların secdedeki halleriyle alay ettikleri belirtilmektedir.

“Her üç halde de bu âyetlerin nüzulüne sebep olanlar yahudiler ve onlara uyan diğer müşrikler ve onların Hz. Peygamber ve müslümanlarla alay etmeleri, İslâm’ı alaya almalarıdır. Dolayısıyla rivayetler arasında bir zıtlık veya çelişki söz konusu değildir.

2. Bu arada Suddî’den gelen bir rivayette nüzul sebebi bir hristiyan olarak gösterilmekte. Buna göre Medine hristiyanlarından birisi ezanda müzezzinin: “Muhammed’in Allah’ın elçisi olduğuna şehadet ederim.” cümlesini duyunca “Yalancı olan yansın.” dermiş. Bir gece hizmetçisi elinde bir ateşle eve girmiş. Ateşten bir kıvılcım sıçramış hem o, hemde evde bulunan ailesi yanmışlar da bu âyet-i kerime nazil olmuş.

3. “Birbirinizi namaza çağırdığınızda; onu alaya alır ve eğlence edinirler…” âyet-i kerimesinin nüzulü ile ilgili çok farklı bir rivayet daha var ki Vahidî bu rivayeti kimseye nisbet etmeden şöyle anlatır: Kâfirler, ezanı işittiklerinde Rasûlullah (sa)’a geldiler. Müslümanlar da Efendimizin yanındaydılar. “Ey Muhammed!” dediler; “Geçen ümmetlerden hiç işitmediğimiz bir şey ihdas et­tin. Hem peygamberlik iddia ediyorsun, hem de uydurduğun bu ezanla senden önceki peygamberlere muhalefet ediyorsun. Eğer bunda bir hayır olsaydı senden önceki peygamberler elbette buna senden daha lâyıktılar. Nereden aldın bu deve böğürmesini. Ne kadar çirkin bir ses, ne kadar çirkin bir küfür!” Bunun üzerine Allah Tealâ bu âyet-i kerimeyi ve “Allah’a çağıran ve salih amel işleyenden sözü daha güzel olan kimdir?” (Fussılet, 41/33) âyet-i kerimesini indirdi. Kurtubî, hadiseyi Kelbî’den rivayetle zikretmiştir

Advertisements