38

٣٨

وَالسَّارِقُ وَالسَّارِقَةُ فَاقْطَعُوا اَيْدِيَهُمَا جَزَاءً بِمَا كَسَبَا نَكَالًا مِنَ اللّهِ وَاللّهُ عَزيزٌ حَكيمٌ

(38) ves sariku ves sarikatü faktau eydiyehüma cezaem bima keseba nekalem minellah vallahü azizün hakim

erkek hırsızın kadın hırsızın ceza olarak ellerini kesiniz yaptıklarına karşı Allah’tan bir azap olmak (üzere) Allah güçlüdür, hikmet sahibidir

(38) As to the thief. Male or female, cut off his or her hands: a punishment by way of example, from Allah, for their crime: and Allah is exalted in power.

1. ve es sâriku : ve hırsız (erkek)
2. ve es sârikatu : ve hırsız (kadın)
3. fe iktaû : o halde, …olmak üzere kesin
4. eydiye humâ : ikisinin ellerini
5. cezâen : ceza, karşılık, bedel olarak
6. bimâ kesebâ : kazandıklarından, yaptıklarından dolayı
7. nekâlen : ibret verici, korkunç bir ceza olarak
8. min Allâhi : Allâh’tan (c.c.)
9. ve allâhu : ve Allâh (c.c.)
10. azîzun : azîz, üstün, yüce
11. hakîmun : hüküm ve hikmet sahibi

وَالسَّارِقُ hırsızlık eden erkekleوَالسَّارِقَةُ hırsızlık eden kadınınفَاقْطَعُوا kesinأَيْدِيَهُمَا elleriniجَزَاءً bir ceza olarakبِمَا كَسَبَاkazandıklarına karşılıkنَكَالًا ibret vericiمِنْ اللَّهِ Allah’tanوَاللَّهُ şüphesiz Allahعَزِيزٌ Azîz’dirحَكِيمٌ Hakîm’dir


SEBEB-İ NÜZUL

Kelbî bu âyet-i kerimenin, Tu’me ibn Übeynk’in komşusu Rifâa ibn Nu’mân’ın evinden bazı silâhları (veya bir zırhı) çalması ile gelişen olaylar üze­rine indiğini söylemektedir. Bu Tu’me ibn Übeyrık hadisesi bü­tün ayrıntılarıyla daha önce (Nisa Sûresinin 105-107. âyetlerinin nüzul sebebin­de) anlatıldığı için burada tekrarına gerek görmüyoruz.

Yine orada geçtiği üzere Suyûtî, Bu hadisenin Hicretin dördüncü yılının Rebî aylarından birinde (evvel veya sânî) meydana geldiğini kaydediyor ki bu, âyet-i kerimenin de nüzul zamanına işaret etmekte­dir

Advertisements