23

٢٣

قَالَ رَجُلَانِ مِنَ الَّذينَ يَخَافُونَ اَنْعَمَ اللّهُ عَلَيْهِمَاادْخُلُوا عَلَيْهِمُ الْبَابَ فَاِذَا دَخَلْتُمُوهُ فَاِنَّكُمْ غَالِبُونَ وَعَلَى اللّهِ فَتَوَكَّلُوا اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِنينَ

(23) kale racülani minellezine yehafune en’amellahü aleyhimed hulu aleyhimül bab fe iza dehaltümuhü fe inneküm ğalibune ve alellahi fe tevekkelu in küntüm mü’minin

dedi(ler) (Allah’tan) korkanlardan kişiler Allah’ın kendisine nimet verdiği onların üzerine belli olan kapıdan giriniz hemen oradan girdiniz mi şüphesiz sizler galipsiniz Allah’a tevekkül edin eğer siz mü’minlerseniz

(23) (but) among (their) God-Fearing men were two on whom Allah had bestowed His grace: they said: “Assault them at the (proper) Gate: when once ye are in, victory will be yours But on Allah put your trust if ye have Faith.”

1. kâle raculâni : iki adam dedi
2. min ellezîne : onlardan
3. yehâfûne : korkarlar
4. en’ame allâhu : Allâh’ın (c.c.) nimet verdiği
5. aleyhima : o ikisine
6. udhulû : giriniz!
7. aleyhim(u) : onların üzerine
8. el bâbe : kapı
9. fe izâ dehaltumû-hu : böylece oradan girdiğiniz zaman
10. fe inne-kum gâlibûne : işte muhakkak ki siz gâliplersiniz
11. ve alâ allâhi : ve Allâh’a (cc.)
12. fe tevekkelû : artık tevekkül edin, güvenin
13. in kuntum : eğer siz … iseniz
14. mu’minîne : mü’minler

قَالَ dedi kiرَجُلَانِ iki adam daمِنْ الَّذِينَ يَخَافُونَkorkan kimselerdenأَنْعَمَ nimet verdiğiاللَّهُ Allah’ınعَلَيْهِمَا kendilerineادْخُلُوا girinعَلَيْهِمْ onların üzerineالْبَابَ kapıdanفَإِذَا دَخَلْتُمُوهُ oradan girdiğiniz takdirdeفَإِنَّكُمْ şüphesiz sizغَالِبُونَ galiplersinizوَعَلَى اللَّهِ ancak Allah’aفَتَوَكَّلُوا tevekkül edinإِنْ كُنتُمْ مُؤْمِنِينَ mü’minler iseniz

Advertisements