1

    RevelationCuzPageSurah
    112 6105Ma’idah(5)

بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمنِ الرَّحيمِ

١

يَا اَيُّهَا الَّذينَ امَنُوا اَوْفُوا بِالْعُقُودِ اُحِلَّتْ لَكُمْ بَهيمَةُ الْاَنْعَامِ اِلَّا مَا يُتْلى عَلَيْكُمْ غَيْرَ مُحِلِّى الصَّيْدِ وَاَنْتُمْ حُرُمٌ اِنَّ اللّهَ يَحْكُمُ مَا يُريدُ

(1) ya eyyühellezine amenu evfu bil ukud ühillet leküm behimetül en’ami illa ma yütla aleyküm ğayra mühillis saydi ve entüm hurum innellahe yahkümü ma yürid

Ey iman edenler akitlerinizi yerine getirin sizin için helal kılındı. Dört ayaklı hayvanlar ancak size okunanlar helal saymamak şartı ile, av eti siz ihramda iken (geri kalanlara helal kılındı) şüphesiz Allah dilediği şeye hükmeder

(1) O ye who believe fulfil (all) obligations, Lawful unto you (for food) are all four footed animals, with the exceptions named: ye are in the sacred precincts or in pilgrim garb: but animals of the chase are forbidden while for Allah doth command, according to His Will and Plan.

1. yâ eyyuhâ : ey!
2. ellezîne âmenû : yaşarken Allah’a ulaşmayı, teslim olmayı dileyenler
3. evfû : ifâ edin, yerine getirin
4. bi el ukûdi : akitleri, anlaşmaları
5. uhıllet : helal kılındı
6. lekum : size, sizin için
7. behîmetu : dört ayaklı hayvanlar
8. el en’âmi : deve, sığır veya davar gibi hayvanlar
9. illâ mâ yutlâ : okunacak şeyler hariç
10. aleykum : size
11. gayre : dışında, başka, diğer
12. muhilli es saydi : helal kılınan av, avlama
13. ve entum : ve, siz
14. hurumun : hac veya umre için ihramlı olmak
15. inne allâhe : muhakkak ki Allah
16. yahkumu : hükmeder, hüküm verir
17. mâ yurîdu : ne dilerse, dilediği şey

يَاأَيُّهَا eyالَّذِينَ آمَنُوا iman edenlerأَوْفُوا yerine getirinبِالْعُقُودِ akidleriأُحِلَّتْ helal kılındıلَكُمْ sizeبَهِيمَةُ behime denilenالْأَنْعَامِ hayvanlarإِلَّا hariçمَا يُتْلَى okunacak olanlarعَلَيْكُمْ sizeغَيْرَ مُحِلِّي helal saymamak üzereالصَّيْدِ avlanmayıوَأَنْتُمْ حُرُمٌ siz ihramda ikenإِنَّ muhakkak kiاللَّهَ Allahيَحْكُمُhükmederمَا يُرِيدُ dilediğini


SEBEB-İ NÜZUL

Bu Sûre, Hz. Peygamber (sa)’e son nazil olanlar meyanındadır. Ashabdan bir çoğundan rivayete göre son nazil olan sûrelerden olmakla tamamı muhkemdir, içinde mensûh âyet yoktur. Nitekim Damre ibn Habîb ve Atiyye ibn Kays’dan rivayete göre Hz. Peygamber (sa): “Mâide Kur’ân’dan son indirilenlerdendir; binaenaleyh onun helâlini helâl kılın, haramını da haram kılın.” buyurmuşlardır.

Bir rivayete göre Hudeybiye Barışından sonra nazil olmuştur. Yalnız Sûrenin ikinci âyetinde sözü edilen “müşriklerin Mescid-i Haram’dan alıkoymaları” hiç kuşkusuz âyetin nüzulünden önce meydana gelmiştir. Yine Sûrenin, Hz. Peygamber (sa)’e, Hudeybiye’den dönerken yolda nazil olduğuna dair bir hadis (Nakkaş, Ebu Seleme’den) rivayet edilmişse de İbnu’l-Arabî bu rivayetin uydurma olduğunu ve hiçbir müslümanın bu hadise inanmasının caiz olmadığını söylemiştir.

Nazil olduğu yere gelince; Ebu Ubeyd’in Muhammed ibn Ka’b el-Kurazî’den rivayetinde o şöyle demiştir: Ma’idah Sûresi Allah’ın Rasûlü (sa)’ne Veda haccında Mekke ile Medine arasında inmiştir. Nazil olmaya başladığında devesi üzerinde iken gelen vahyin ağırlığından devenin kaburgaları çatırdamıya başlayınca Efendimiz devesinden inmişlerdi.

Sûrenin tamamının Medine’de nazil olduğu rivayetleri yaygın ve meşhurdur. Bununla birlikte “Ey iman edenler, Allah’ın şeâirine, haram olan aya, kurbanlık hediyelere (kurban edilmek üzere Harem’e sürülüp götürülen hayvanlara), onlardaki gerdanlıklara Rablarından nimet ve rıza istiyerek el-Beytu’l-Harâm’a gelenlere sakın saygısızlık etmeyin.” (âyet: 2) ile “Bugün dininizi kemale erdirdim, üzerinize olan nimetimi tamamladım ve size din olarak İslâm’dan razı oldum.” (âyet: 3) âyetlerinin Mekke’de nazil olduğuna dair bir rivayet varsa da herhalde nâzil oldukları yer Mekke olduğu için böyle söylenmiş olmalıdır. Değilse zaman olarak her iki âyet-i kerime de Medine’ye hicretten sonra inmiştir. Hattâ “Bugün dininizi kemale erdirdim, üzerinize olan nimetimi tamamladım ve size din olarak İslâm’dan razı oldum.” âyet-i kerimesinin son nazil olan âyet veya son nazil olan âyetlerden olduğu da rivayet edilmektedir. Nitekim yerinde işaret edilecektir.

Mukâtil Sûrenin gündüz nazil olduğunu ve tamamının medenî olduğunu da kaydetmektedir

Advertisements