6

٦

وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يَشْتَرى لَهْوَ الْحَديثِ لِيُضِلَّ عَنْ سَبيلِ اللّهِ بِغَيْرِ عِلْمٍ وَيَتَّخِذَهَا هُزُوًا اُولءِكَ لَهُمْ عَذَابٌ مُهينٌ

(6) ve minen nasi mey yeşteri lehvel hadisi li yüdille an sebilillahi bi ğayri ilmiv ve yettehizeha hüzüva ülaike lehüm azabüm mühin
İnsanlardan öylesi var ki, laf eğlencesi satın alır Allah yolundan saptırmak için ilmi olmadığı halde ve onu eğlence yerine tutmak (için) işte onlar için küçük düşürücü bir azap (vardır)

(6) But there are, among men, those who purchase idle tales, to mislead (men) from the Path of Allah without knowledge (or meaning), and throw ridicule (on the Path): for such there will be a humiliating Penalty.

1. ve min : ve dan
2. en nâsi : insanlar
3. men : kimse
4. yeşterî : satın alırlar
5. lehve : boş, lüzumsuz şeyler
6. el hadîsi : söz
7. li yudılle : saptırmak için
8. an sebîli allâhi : Allah’ın yolundan
9. bi gayri : olmaksızın
10. ilmin : ilim
11. ve yettehıze-hâ : ve onu edinirler
12. huzuven : eğlence, alay konusu
13. ulâike : işte onlar
14. lehum : onlar için
15. azâbun : azap
16. muhînun : muhin, aşağılayıcı


SEBEB-İ NÜZUL
a) Kelbî ve Mukatil derler ki: Bu âyet-i kerime en-Nadr ibnu’l-Hâris hakkında nazil olmuştur. Ticaret için İran’a gider, orada acemlerin kahramanlık hikâyelerini satın alır gelir bunları Kureyş’e anlatır ve: “Muhammed size Ad ve Semûd’un haberlerini anlatıyorsa ben de size Rüstem’in, İsfendiyar’ın ve Kisrâların haberlerini anlatıyorum.” derdi. Kureyş müşrikleri de onun sözünü, anlattıklarını tatlı bularak Kur’ân dinlemeyi bırakıp onu dinlemeye geliyorlardı. İşte bunun üzerine bu âyet-i kerime nazil olmuştur.

İbn Cerîr’in Avfî kanalıyla İbn Abbâs’tan rivayetine göre bu âyet-i kerime en-Nadr ibnu’l-Hâris hakkında nazil olmuştur ama bu âyet-i kerimenin nüzulü­ne sebep olan davranışı buna göre başkadır. Rivayete göre o, şarkıcı cariyeler satın alır; birisinin Hz. Peygamber (sa)’i dinlemeye gittiğini görürse hemen bir şarkıcı cariyesini çağırır, o kişiyi de çağırır ve cariyesinin ona çalıp söylemesini emrederek: “Bak, bu, Muhammed’in kendisine çağırdığı namazdan, oruçtan ve onunla birlikte mücadeleden daha hayırlıdır.” dermiş. İşte onun bu davranışı üzerine bu âyet-i kerime nazil olmuş.

Sevr ibn Fâhıte’nin babasından, onun da İbn Abbâs’tan rivayetine göre bu âyet-i kerime gece gündüz kendisine şarkı söylesin diye bir cariye satın alan bir adam hakkında nazil olmuştur. Bu kişinin İbn Hatal olduğu söylenmiştir.

Mücâhid der ki: Bu âyet-i kerime şarkıcı ve çalgıcı cariyeler satın alma hakkında nazil olmuştur.

b) Tirmizî’nin Ebu Ümâme’den onun da Rasûlullah (sa)’tan rivayetinde o şöyle buyurmuştur: Çalgıcı (çalıp söyleyen) cariyeleri satmayın, satın almayın, onlara çalgıcılığı öğretmeyin. Onların alıp satılması ile yapılan ticarette hayır yoktur. Onların satılmasından alınan bedel de haramdır. İşte bunun gibisi hak­kında “İnsanlardan bilgisizce Allah yolundan saptırmak için Hakkı boş sözlerle değişenler ve Allah yolunu alaya alanlar vardır…” âyeti nazil oldu.

İbn Kesîr bu hadisin ravileri arasında bulunan Ali ibn Yezîd’in, onun şey­hinin ve ondan rivayette bulunan ravinin de hep zayıf raviler olduğunu kaydet­miştir.

Vâhıdî’nin kendi isnadıyla Ebu Ümâme’den rivayetinde Rasûlullah (sa) şöyle buyurmuştur: Cariyelere şarkı öğreterek şarkıcı yetiştirmek, onları satmak helâl değildir. Onları satılmasından alınan bedel de haramdır. Bu gibiler hak­kında “İnsanlardan bilgisizce Allah yolundan saptırmak için Hakkı boş sözlerle değişenler… vardır.” âyeti nazil oldu. Bir kimse yüksek sesle şarkı söylediği zaman iki şeytan gelir birisi bir omuzunda, diğeri öbür omuzunda tepinmeye, oynamaya başlarlar ve o kişi susuncaya kadar böyle yapmakta devam ederler.

Advertisements