17

١٧

يَا بُنَىَّ اَقِمِ الصَّلوةَ وَاْمُرْ بِالْمَعْرُوفِ وَانْهَ عَنِ الْمُنْكَرِ وَاصْبِرْ عَلى مَا اَصَابَكَ اِنَّ ذلِكَ مِنْ عَزْمِ الْاُمُورِ

(17) ya büneyye ekimis salate ve’mur bil ma’rufi venhe anil münkeri vasbir ala ma esabek inne zalike min azmil ümur
Ey oğulcuğum! namazı dosdoğru kıl iyiliği emir et kötülüğü yasakla başına gelen belaya sabret şüphesiz bunlar azim gereken işlerdir

(17) O my son establish regular Prayer, enjoin what is just, and forbid what is wrong: and bear with patient constancy whate’er betide thee for this is firmness (of purpose) in (the conduct of) affairs.

1. : ey
2. buneyye : oğlum, oğulcuğum, yavrum
3. ekımı : ikame et
4. es salâte : namazı
5. ve’mur : ve emret
6. bi : ile
7. el ma’rûfi : ma’rûf
8. venhe : nehyet, yasakla, mani ol
9. an el munkeri : münkerden, kötülükten
10. vasbir (ve ısbır) : ve sabret
11. alâ : üzerine, …e
12. mâ esâbe-ke : sana isabet eden şey
13. inne : muhakkak ki
14. zâlike : işte bu
15. min azmi : azmedilecek (mutlaka yapılması gereken şeylerden)
16. el umûri : işler