13

١٣

وَاِذْ قَالَ لُقْمنُ لِابْنِه وَهُوَ يَعِظُهُ يَا بُنَىَّ لَاتُشْرِكْ بِاللّهِ اِنَّ الشِّرْكَ لَظُلْمٌ عَظيمٌ

(13) ve iz kale lukmanü libnihi ve hüve yeizuhu ya büneyye la tüşrik billah inneş şirke le zulmün aziym
O zaman lokman dedi ki: oğluna nasihat ederek ey oğulcuğum! Allah’a şirk koşma çünkü şirk en büyük günahtır

(13) Behold, Luqman said to his son by way of instruction: O my son join not in worship (others) with Allah: for false worship is indeed the highest wrong doing.

1. ve iz kâle : ve demişti
2. lukmânu : Lugman
3. libni-hî : oğluna
4. ve huve : ve o
5. yaızu-hu : ona vaazeder, öğüt verir
6. yâ buneyye : ey oğlum, oğulcuğum, yavrum
7. lâ tuşrik : şirk koşma
8. bi allâhi : Allah’a
9. inne : muhakkak ki
10. eş şirke : şirk
11. le : elbette
12. zulmun : zulümdür
13. azîmun : çok büyük


SEBEB-İ NÜZUL
Daha önce (Enâm Sûresi, 82 âyetinin nüzul sebebinde) geçtiği üzere Ebu Davud et-Tayâlisî’nin kendi isnadıyla Abdullah ibn Mes’ûd’dan rivayetinde o şöyle anlatıyor: “İman edenler ve imanlarını zulümle bulaştırmayanlar var ya, işte onlarındır emniyet…” (Enâm, 6/82) âyeti nazil olunca sahabe:” Hangimiz imanını zulümle karıştırmaz ki!?” diye sızlandılar da bu âyet: “Oğulcuğum, Allah’a şirk koşma. Hiç kuşkusuz Allah’a şirk koşmak çok büyük bir zulümdür.” âyet-i kerimesi nâzîl oldu. Ve buradaki zulmün herhangi bir zulüm, bir haksızlık olmayıp bu zulümle Allah’a şirk koşmanın kastedildiği beyan edildi de sahabe rahatladı.

Advertisements