61

٦١

فَلَمَّا بَلَغَا مَجْمَعَ بَيْنِهِمَا نَسِيَا حُوتَهُمَا فَاتَّخَذَ سَبيلَهُ فِى الْبَحْرِ سَرَبًا

(61) felemma beleğa mecmea beynihima nesiya hutehüma fettehaze sebilehu fil bahri seraba

böylece cem olduğu yere vardıklarında iki denizin balıklarını unuttular (balık) denizde belli bir iz bırakarak yolunu tuttu

(61) But when they reached the junction, they forgot (about) their fish, which took its course through the sea (straight) as in a tunnel.

1. fe lemmâ : böylece olduğu zaman
2. belega : erişti, ulaştı
3. mecmea : birleştiği yere, cem olduğu yere
4. beyni-himâ : ikisinin arasında
5. nesiyâ : ikisi unuttular
6. hûte-humâ : ikisinin balığı
7. fettehaze (fe ittehaze) : o zaman edindi
8. sebîle-hu : kendi yolunu
9. fî el bahri : denizin içinde, denizde, denize doğru
10. sereben : içine girilip, gidilen yer