54

٥٤

وَلَقَدْ صَرَّفْنَا فى هذَا الْقُرْانِ لِلنَّاسِ مِنْ كُلِّ مَثَلٍ وَكَانَ الْاِنْسَانُ اَكْثَرَ شَىْءٍ جَدَلًا

(54) ve le kad sarrafna fi hazel kur’ani lin nasi min külli mesel ve kanel insanü eksera şey’in cedela

celalin hakkı için biz açıkladık bu kur’an’da insanlara her türlü misali insan ise her şeyde cedelleşir

(54) We have explained in detail in this Quran, every kind of similitude: for the benefit of mankind, but man is, in, most things, contentious.

1. ve lekad : ve andolsun
2. sarraf-nâ : açıkladık
3. : içinde
4. hâzâ : bu
5. el kur’âni : Kur’ân-ı Kerim
6. li en nâsi : insanlar için, insanlara
7. min kulli : hepsinden, hepsini
8. meselin : misal, mesele
9. ve kâne : ve oldu
10. el insânu : insan
11. eksere : daha çok
12. şey’in : şey
13. cedelen : cedelleşen, münakaşa edici, kavga edici


SEBEB-İ NÜZUL
Andolsun ki Biz, bu Kur’ân’da insanlara türlü türlü misal gösterip açık ladık. İnsanın en çok yaptığı iş ise tartışmadır.

İbnu’s-Sâib der ki: Bir gün Übeyy ibn Halef, elinde çürümüş bir kemikle Hz. Peygamber (sa)’e gelmiş ve: “Allah şunu yeniden diriltebilir mi?” deyip elindeki kemiği ufalamış ve işte onun yeniden diriltilme konusundaki bu tartış ması üzerine bu âyet-i kerime inmiş.

en-Nadr ibnu’l-Hâris veya İbnu’z-Ziba’râ hakkında nazil olduğu da söy lenmiştir.