48

٤٨

وَعُرِضُوا عَلى رَبِّكَ صَفًّا لَقَدْ جِءْتُمُونَا كَمَا خَلَقْنَاكُمْ اَوَّلَ مَرَّةٍ بَلْ زَعَمْتُمْ اَلَّنْ نَجْعَلَ لَكُمْ مَوْعِدًا

(48) ve uridu ala rabbike saffa le kad ci’tümuna kema halaknaküm evvele merratim bel zeamtüm ellen nec’ale leküm mev’ida

onlar saflar halinde Rabbine arz edilecekler yemin olsun ki, bize geldiniz sizi ilk defa yarattığımız gibi hayır (başınıza) getirmeyeceğimizi mi sandınız? sizin için vaat edileni

(48) And they will be marshalled before thy Lord in ranks, (with the announcement), now have ye come to us (bare) as we created you first: aye, ye thought we shall not fulfil the appointment made to you to meet (us):

1. ve uridû : ve sunuldular, arz edildiler
2. alâ rabbi-ke : senin Rabbine
3. saffen : saf saf, sıra halinde
4. lekad : andolsun
5. ci’tumû-nâ : bize geldiniz
6. kemâ : gibi
7. halaknâ-kum : sizi yarattık
8. evvele : ilk, evvel
9. merretin : kez, defa
10. bel : hayır
11. zeamtum
(zeame)
: zanda bulundunuz
: (zanda bulunup bir şey söyledi)
12. ellen nec’ale : bizim asla yapmayacağımızı, yapamayacağımızı
13. lekum : size
14. mev’ıden : vaadedilen

Advertisements