47

٤٧

وَيَوْمَ نُسَيِّرُ الْجِبَالَ وَتَرَى الْاَرْضَ بَارِزَةً وَحَشَرْنَاهُمْ فَلَمْ نُغَادِرْ مِنْهُمْ اَحَدًا

(47) ve yevme nüseyyirul cibale ve teral erda barizetev ve haşernahüm fe lem nüğadir minhüm ehada

o gün dağları yürütürüz yeryüzünü çırılçıplak olmuş görürsün onları mahşerde toplarız onlardan hiçbir kimseyi bırakmayacağız

(47) One day we shall remove the mountains, and thou wilt see the earth as a level stretch, and we shall gather them, all together, nor shall we leave out any one of them.

1. ve yevme : ve o gün
2. nuseyyiru : yürüteceğiz
3. el cibâle : dağlar
4. ve tere : ve görürsün
5. el arda : yeryüzü, arz
6. bârizeten : bariz olarak, açık ve net olarak
7. ve haşernâ-hum : ve onları haşrettik (topladık)
8. fe lem nugâdir : böylece bırakmayız
9. min-hum : onlardan
10. ehaden : birisi

Advertisements