9

٩

يَا اَيُّهَا الَّذينَ امَنُوا اِذَا نُودِىَ لِلصَّلوةِ مِنْ يَوْمِ الْجُمُعَةِ فَاسْعَوْا اِلى ذِكْرِ اللّهِ وَذَرُوا الْبَيْعَ ذلِكُمْ خَيْرٌ لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ

(9) ya eyyuhelleziyne amenu iza nudiye lissalati min yevmilcumu’ati fes’av ila zikrillahi ve zerulbey’a zalikum hayrun lekum in kuntum ta’lemune
Ey iman edenler çağrıldığınız zaman cuma günü namaz için hemen koşun Allah’ın zikrine alış verişi bırakın bu sizin için daha hayırlıdır eğer bilirseniz

(9) O ye who believe! When the call is proclaimed to prayer on Friday (the Day of Assembly), hasten earnestly to the Remembrance of Allah, and leave off business (and traffic): that is best for you if ye but knew!

1. yâ eyyuhâ : ey
2. ellezîne âmenû : âmenû olanlar, Allah’a ulaşmayı dileyenler, îmân edenler
3. izâ nûdiye : nida edildiği zaman, seslenildiği, çağrıldığı zaman
4. li es salâti : namaza, namaz için
5. min yevmi : (günlerden) ….. günü
6. el cumuati : cuma
7. fes’av (fe is’av) : o zaman, hemen koşun
8. ilâ zikri allâhi : Allah’ı zikretmeye, Allah’ın zikrine
9. ve zerû : ve bırakın
10. el bey’a : alışveriş
11. zâlikum : işte bu
12. hayrun : daha hayırlı
13. lekum : sizin için
14. in : eğer, keşke
15. kuntum : siz oldunuz
16. ta’lemûne : biliyorsunuz, bilirsiniz

يَاأَيُّهَاeyالَّذِينَ آمَنُواiman edenlerإِذَا zamanنُودِي çağrıldığıلِلصَّلَاةِnamaz içinمِنْ يَوْمِ الْجُمُعَةِcuma günüفَاسْعَوْاhemen koşunإِلَى ذِكْرِzikretmeyeاللَّهِAllah’ıوَذَرُوا ve bırakınالْبَيْعَ alış-verişiذَلِكُمْ buخَيْرٌ daha hayırlıdırلَكُمْ sizin içinإِنْ كُنتُمْ تَعْلَمُونَeğer bilirseniz