5

٥

مَثَلُ الَّذينَ حُمِّلُوا التَّوْريةَ ثُمَّ لَمْ يَحْمِلُوهَا كَمَثَلِ الْحِمَارِ يَحْمِلُ اَسْفَارًا بِءْسَ مَثَلُ الْقَوْمِ الَّذينَ كَذَّبُوا بِايَاتِ اللّهِ وَاللّهُ لَايَهْدِى الْقَوْمَ الظَّالِمينَ

(5) meselul leziyne hummilut tevrate sümme lem yahmiluha kemeselil himari yahmilu esfaren bi’se meselulkavmil lezine kezzebu biayatillahi vallahu la yehdil kavmezzalimin
Kendilerine yüklenenlerin misali tevrat’ın emaneti(ni) sonra da onu taşıyamayanın (hali) merkebin haline benzer ciltler dolusu kitap taşıyan kavmin hali ne çirkindir Allah’ın ayetlerini yalanlayan kavmin Allah hidayet vermez zalim kavme

(5) The similitude of those who were charged with the (obligations of the) Mosaic Law, but who subsequently failed in those (obligations), is that of a donkey which carries huge tomes (but understands them not). Evil is the similitude of people who falsify the Signs of Allah: and Allah guides not people who do wrong.

1. meselu : mesele, örnek, durum, hal
2. ellezîne : o kimseler, onlar
3. hummilû : yüklendi (yüklenildi)
4. et tevrâte : Tevrat
5. summe : sonra
6. lem yahmilû-hâ : onu yüklenmez, onu taşımaz
7. ke : gibi
8. meseli : mesele, örnek, durum, hal
9. el himâri : merkep
10. yahmilu : taşır
11. esfâran : ciltlerle kitap
12. bi’se : ne kötü
13. meselu : mesele, örnek, durum, hal
14. el kavmi : kavim
15. ellezîne : onlar
16. kezzebû : yalanladılar
17. bi âyâti allâhi : Allah’ın âyetlerini
18. ve allâhu : ve Allah
19. lâ yehdî : hidayete erdirmez
20. el kavme : kavmi
21. ez zâlimîne : zalimler

مَثَلُ durumu,الَّذِينَ حُمِّلُواkendilerine yükümlü kılınıp daالتَّوْرَاةَTevratثُمَّ sonraلَمْ يَحْمِلُوهَاonun yükümlülüğünü yerine getirmeyenlerinكَمَثَلِ durumu gibidirالْحِمَارِeşeğinيَحْمِلُ yüklenmişأَسْفَارًاkitaplarبِئْسَ ne kötüdürمَثَلُ durumuالْقَوْمِ kavminالَّذِينَ كَذَّبُواyalanlayanبِآيَاتِ ayetleriniاللَّهِ Allah’ınوَاللَّهُ şüphesiz Allahلَا يَهْدِيhidayete iletmezالْقَوْمَ topluluğunuالظَّالِمِينَzalimler

Advertisements