1


بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمنِ الرَّحيمِ

١

يُسَبِّحُ لِلّهِ مَا فِى السَّموَاتِ وَمَا فِى الْاَرْضِ الْمَلِكِ الْقُدُّوسِ الْعَزيزِ الْحَكيمِ

(1) yesebbihu lillahi ma fissemavati ve ma fil’ardıl melikil kuddusil’ azizil hakim
Hepsi Allah’ı tespih eder göklerde ne var yerde ne varsa Mülkün sahibi Noksansız olan Güçlü, Hikmet sahibidir

(1) doth declare the Praises and Glory of Allah Whatever is in the heavens and on earth, – the Sovereign, the Holy One, the Exalted in Might, the Wise.

1. yusebbihu : tespih eder, ediyor
2. li allâhi : Allah için, Allah’ı
3. : şey, ne varsa, olanlar
4. fî es semâvâti : göklerde
5. ve mâ : ve şey, ne varsa, olanlar
6. fî el ardı : yeryüzünde
7. el meliki : malik, mülkün sahibi, söz sahibi
8. el kuddûsi : bütün noksan sıfatlardan uzak, münezzeh, mukaddes
9. el azîzi : azîz, üstün
10. el hakîmi : hakîmdir, hüküm ve hikmet sahibidir

يُسَبِّحُtesbih ederلِلَّهِ Allah’ıمَا her şeyفِي السَّمَاوَاتِgöklerdeوَمَا فِي الْأَرْضِveyerde olanالْمَلِكِ MelikالْقُدُّوسِKuddüsالْعَزِيزِAzizالْحَكِيمِHakim olan


SEBEB-İ NÜZUL
Medine’de ve Saff Sûresinden sonra nazil olmuştur. İbn Yesâr Sûrenin mekkî olduğunu söylemiş ve bu görüş tbn Abbâs ve Mücâhid’den de nakledil­mişse de sahih olan medenî oluşudur ve bu, cumhurun görüşüdür