22

٢٢

قُلْ اِنّى لَنْ يُجيرَنى مِنَ اللّهِ اَحَدٌ وَلَنْ اَجِدَ مِنْ دُونِه مُلْتَحَدًا

(22) kul inniy len yuciyreniy minallahi ehadun ve len ecide min dunihi multehaden
De ki gerçekten, beni kurtaramaz Allah’tan (başka hiçbir) kimse asla bulamam ondan başka bir sığınak da

(22) Say: No one can deliver me from Allah (if I were to disobey Him), nor should I find refuge except in Him,

1. kul : de
2. in-nî : muhakkak ki ben
3. len yucîre-nî : beni asla korumaz
4. min allâhi : Allah’tan
5. ehadun : birisi, bir kimse
6. ve len ecide : ve ben asla bulamam
7. min dûni-hî : ondan başka
8. multehaden : sığınacak yer

قُلْ de kiإِنِّي gerçek şu kiلَنْ يُجِيرَنِي beni asla kurtaramazمِنْ اللَّهِ Allah’tanأَحَدٌ hiç kimseوَلَنْ أَجِدَ ve asla bulamamمِنْ دُونِهِ O’nun dışındaمُلْتَحَدًا bir sığınak da


SEBEB-İ NÜZUL
İbn Cerîr’in Hadramî’den rivayetine göre ona şöyle anlatılmış: Cinlerin eş­rafından ve tabileri olan birisi: “Muhammed, Allah’ın kendisini koruması altına almasını istiyor. Onu ben korumam altına alıyorum.” demiş de bunun üzerine Allah Tealâ bu âyet-i kerimeyi indirmiş