18

١٨

وَاَنَّ الْمَسَاجِدَ لِلّهِ فَلَا تَدْعُوا مَعَ اللّهِ اَحَدًا

(18) ve ennelmesacide lillahi fela ted’u ma’allahi ehaden
Gerçekten bütün mescitler Allah’ındır o halde ibadet etmeyin Allah ile beraber (başka) birine

(18) And the places of worship are for Allah (alone): so invoke not any one along with Allah

1. ve enne : ve muhakkak ki
2. el mesâcide : mescidler
3. li allâhi : Allah’a aittir, Allah içindir
4. fe : öyleyse, artık
5. lâ ted’û : dua etmeyin
6. mea : beraber
7. allâhi : Allah
8. ehaden : birisi, bir kimse

وَأَنَّ şüphesizالْمَسَاجِدَ mescidlerلِلَّهِ Allah’a aittirفَلَا تَدْعُوا öyleyse dua etmeyinمَعَ ile beraberاللَّهِ Allahأَحَدًا kimseye


SEBEB-İ NÜZUL
A’meş der ki: Cinler: “Ey Allah’ın elçisi, bize izin ver; seninle birlikte se­nin mescidinde namazlarda biz de hazır bulunalım (ve seninle birlikte namaz kılalım.” dediklerinde Allah Tealâ: “Muhakkak ki mescidler Allah içindir. Öy­leyse Allah ile beraber başkasına kulluk etmeyin.” âyetini indirdi de Hz. Pey­gamber onlara: “Namaz kılın ama insanların arasına karışmayın.” buyurdu.

İbn Cerîr’in İbn Humeyd kanalıyla Saîd ibn Cübeyr’den rivayetine göre de cinler Hz. Peygamber (sa)’e: “Ey Allah’ın elçisi, biz mescidlerden (veya sen­den) çok uzaktayız, oralara nasıl gelelim?” veya “Ey Allah’ın elçisi, biz senden çok uzaklardayız, seninle nasıl namazlarda beraber bulunalım?” demişler de bu âyet-i kerime nazil olmuş