16

١٦

وَاَنْ لَوِاسْتَقَامُوا عَلَى الطَّريقَةِ لَاَسْقَيْنَاهُمْ مَاءً غَدَقًا

(16) ve en levistekamu’ alettariykati leeskaynahum maen ğadekan
Eğer onlar dosdoğru gitselerdi (islam) yolunda elbette onlara verirdik bol bol su

(16) (And Allah’s Message is): If they (the Pagans) had (only) remained on the (right) Way, we should certainly have bestowed on them Rain in abundance.

1. ve en lev : ve eğer olsalardı
2. istekâmû : istikamet üzere oldular, belli bir yöneldiler
3. alâ et tarîkati : tarikata (Allah’a götüren) yola
4. le : elbette, mutlaka
5. eskaynâ-hum : onları suladık
6. mâen : mai, su, rahmet
7. gadekan : bol bol

وَأَلَّوْ اسْتَقَامُوا eğer dosdoğru gitselerdiعَلَى الطَّرِيقَةِ o yol üzereلَأَسْقَيْنَاهُمْ elbette onlara içirirdikمَاءً suغَدَقًا bol bol


SEBEB-İ NÜZUL
Mukatil, Hz. Peygamber (sa)’in bedduası üzerine başlarına Hz. Yusuf un kıtlık seneleri gibi kıtlık seneleri (yedi kıtlık senesi) gelen Kureyş müşrikleri hakkında o kıtlık seneleri esnasında nazil olduğunu söyler