14

١٤

وَاَنَّا مِنَّاالْمُسْلِمُونَ وَمِنَّاالْقَاسِطُونَ فَمَنْ اَسْلَمَ فَاُولءِكَ تَحَرَّوْا رَشَدًا

(14) ve enna minnel muslimune ve minnelkasitune femen esleme feulaike teharrev reşeden
Doğrusu içimizden müslüman olanlar da, zalimler de (var) kim teslim olduysa, işte onlar hidayeti aramışlardır

(14) Amongst us are some that submit their wills (to Allah), and some that swerve from justice. Now those who submit their wills they have sought out (the path) of right conduct:

1. ve ennâ : ve gerçekten biz
2. min-nâ : bizden (bir kısmımız)
3. el muslimûne : Allah’a teslim olanlar
4. ve min-nâ : ve bizden (bir kısmımız)
5. el kâsitûne : kasitun olanlar, kalpleri kasiyet bağlamış olanlar
6. fe : artık, bundan sonra
7. men : kim
8. esleme : teslim oldu
9. fe : artık, bundan sonra
10. ulâike : işte onlar
11. teharrev : ararlar
12. raşeden : irşad olma

وَأَنَّا ve elbetteمِنَّا bizdenالْمُسْلِمُونَ müslüman da vardırوَمِنَّا الْقَاسِطُونَ zulmedenler deفَمَنْ أَسْلَمَ müslümanlarفَأُوْلَئِكَ onlarتَحَرَّوْا arayanlardırرَشَدًاdoğruyu