13

١٣

وَاَنَّا لَمَّا سَمِعْنَا الْهُدى امَنَّا بِه فَمَنْ يُؤْمِنْ بِرَبِّه فَلَا يَخَافُ بَخْسًا وَلَارَهَقًا

(13) ve enna lemma semi’nel huda amenna bihi femen yu’min birabbihi fela yehafu bahsen ve la rehekan
Doğrusu biz, dinlediğimizde o hidayeti, ona iman ettik her kim Rabbine iman ederse, artık ne bir noksanlıktan korkar, ne de hakkının yenmesinden

(13) And as for us, since we have listened to the Guidance, we have accepted it: and any who believes in his Lord has no fear, either of a short (account) or of any injustice.

1. ve ennâ : ve gerçekten biz
2. lemmâ : olduğu zaman
3. semi’nâ : işittik
4. el hudâ : hidayet
5. âmennâ : biz îmân ettik
6. bi-hî : ona
7. fe men : artık kim
8. yu’min : iman ederse
9. bi rabbi-hî : Rabbine
10. fe lâ yehâfu : bundan sonra korkmaz
11. bahsen : hakkının verilmemesi, eksiltilmesi
12. ve lâ : ve yoktur, olmaz
13. rehekan : zilletin sarması, zulme uğraması

وَأَنَّا gerçekten bizلَمَّا سَمِعْنَاişittiğimizdeالْهُدَى hidayetiآمَنَّا بِهِona iman ettikفَمَنْ artık kimيُؤْمِنْ iman ederseبِرَبِّهِ Rabbineفَلَا يَخَافُo, korkmazبَخْسًا kendisine zulmedilmesinden deوَلَا رَهَقًاeksiltilmesinden de

Advertisements