10

١٠

وَاَنَّا لَانَدْرى اَشَرٌّ اُريدَ بِمَنْ فِى الْاَرْضِ اَمْ اَرَادَ بِهِمْ رَبُّهُمْ رَشَدًا

(10) ve enna la nedri eşerrun uride bimen fil’ardı em erade bihim rabbuhum reşeden
Doğrusu biz bilmiyoruz bir fenalık mı istemiş? yerdeki kimselere yoksa onlara dilemiş? Rableri iyilik

(10) And we understand not whether ill is intended to those on earth, or whether to guide them to right conduct. their Lord (really) intends

1. ve ennâ : ve gerçekten biz
2. lâ nedrî : bilmiyoruz
3. e şerrun : bir şerr mi
4. urîde : murad edildi, istendi
5. bi men : kimselere
6. fî el ardı : yeryüzünde
7. em : yoksa mı
8. erâde : diledi
9. bi him : onlar için (onların)
10. rabbu-hum : Rab’leri
11. raşeden : irşad olma

وَأَنَّاdoğrusuلَا نَدْرِيbilmiyoruzأَشَرٌّ bir kötülük müأُرِيدَ istendiبِمَنْ olanlaraفِي الْأَرْضِyeryüzündeأَمْ yoksaأَرَادَ dilediبِهِمْ kendileri için onlarlaرَبُّهُمْ Rableriرَشَدًا bir hayır mı