91

٩١

اَوْ تَكُونَ لَكَ جَنَّةٌ مِنْ نَخيلٍ وَعِنَبٍ فَتُفَجِّرَ الْاَنْهَارَ خِلَالَهَا تَفْجيرًا

(91) ev tekune leke cennetüm min nehiyliv ve inebin fe tüfecciral enhara hilaleha tefcira
yahut senin bir bahçen olsun da hurmalıklardan, üzümlerden böylece aksın iki bahçe arasında nehirler aktıkça

(91) “Or (until) thou hast a garden of date trees and vines, and causest rivers to gush forth in their midst, carrying abundant water,

1. ev : veya
2. tekûne : (senin) olsun
3. leke : sana ait, senin
4. cennetun : bir cennet, bir bahçe
5. min nahîlin : hurma ağaçlarından
6. ve inebin : ve üzüm bağ(lar)ı
7. fe tufeccire : böylece akıtırsın, fışkırtırsın
8. el enhâre : nehirler
9. hılâle-hâ : onun arasından
10. tefcîren : akan, fışkırarak akan


SEBEB-İ NÜZUL
“Yahut senin hurmalıktan, bağdan bir bahçen olsun da aralarında şarıl şarıl ırmaklar akıtasın,