105

١٠٥

وَبِالْحَقِّ اَنْزَلْنَاهُ وَبِالْحَقِّ نَزَلَ وَمَا اَرْسَلْنَاكَ اِلَّا مُبَشِّرًا وَنَذيرًا

(105) ve bil hakki enzelnahü ve bil hakkı nezel ve ma erselnake illa mübeşşirav ve nezira
biz onu hak olarak indirdik (o da) hak olarak indi biz seni ancak gönderdik müjdeleyici ve uyarıcı olarak

(105) We sent down the (Quran) in truth, and in truth has it descended: and we sent thee but to give glad tidings and to warn (sinners).

1. ve bi el hakkı : ve hakkı
2. enzelnâ-hu : onu biz indirdik
3. ve bi el hakkı : ve hak ile
4. nezele : indi
5. ve mâ erselnâ-ke : ve seni göndermedik
6. illâ : ancak, yalnızca, den başka
7. mubeşşiren : müjdeleyici
8. ve nezîren : ve nezir, uyarıcı

Advertisements