6

٦

يَا اَيُّهَا الْاِنْسَانُ اِنَّكَ كَادِحٌ اِلى رَبِّكَ كَدْحًا فَمُلَاقيهِ

(6) ya eyyuhel’insanu inneke kadihun ila rabbike kedhan femulakiyhi
Ey insan! muhakkak sen, gayret gösterirsin Rabbine kavuşuncaya kadar çabalar durursun

(6) O thou man! Verily thou art ever toiling on towards thy Lord painfully toiling, but thou shalt meet Him.

1. yâ eyyuhâ : ey
2. el insânu : insan
3. inne-ke : muhakkak ki sen
4. kâdihun : gayret edip çabalayan
5. ilâ : … e
6. rabbi-ke : Rabbin
7. kedhan : cehd ile cihad ederek, gayret edip çabalayarak
8. fe : o zaman, artık, sonunda
9. mulâkî-hi : ona mülâki olur, onunla karşılaşır, ona ulaşır, ona kavuşur

يَاأَيُّهَاeyالْإِنسَانُinsanإِنَّكَ gerçekten senكَادِحٌ harcayıp durmaktasınإِلَى رَبِّكَRabbine doğruكَدْحًا bir çabaفَمُلَاقِيهِsonunda O’na kavuşacaksın


SEBEB-İ NÜZUL
Mukatil, bu âyet-i kerimenin, kardeşi Ebu Seleme ile âhiret ve yeniden di­riltilme konusunda tartışan el-Esved ibn Abdu’l-Esed (veya el-Esved ibn Hilâl el-Mahzûmî) hakkında nazil olduğunu söyler. Übeyy ibn Halef hakkında olduğu da söylenir